SIKÇA SORULAN SORULAR

Misafirlerimizden gelen soruları elimizden geldiğince yanıtlamak amacıyla sizlere bu bölümü ayırmaya karar verdik. Zaman buldukça sorularınızı yanıtlamaya devam edeceğiz.

  • Kedim idrarını tutamıyor. Nedeni nedir ? Nasıl önlenir ?
  • Evimde kedim ve köpeğim var, birbirlerinin mamalarını yiyorlar, kontrol edemiyorum. Zararı var mı ?
  • Kedi, köpeğim kaç yaşından sonra sağlık açısından yüksek risk taşır? Ne kadar sıklıkla “Genel Sağlık Kontrolü” yaptırmalı mıyım?, ne sıklıkla Veteriner Hekim’e götürmeliyim ?
  • Evde beslediğim kedim sokak kedileriyle iç içe yaşıyor, zararı var mı ?
  • Kedi, köpeğime Mikroçip taktırmam zorunlu mudur ?
  • Yurt dışına kedi, köpeğimi götürmek istiyorum, prosedürü nedir ?
  • Köpeğim zaman zaman dışkısını yiyor, ayrıca gazete kağıdı, naylon ve benzeri şeyleri yeme gibi alışkanlıkları da var. Önemi var mıdır ?
  • Köpeğimin sokak köpeği ile çiftleşmesi zararlı mıdır ? Ne gibi hastalıklar bulaşabilir ?
  • Kedi, köpek yavrularım oldu, ne zaman sütten kesmeliyim ?
  • Evime yeni kedi, köpek yavrusu almak istiyorum. Yavrular kaç aylık olmalıdır? Nelere dikkat etmeliyim ?
  • Kedi ve köpeğim sık sık cinsel organını yalıyor, neden olabilir ?
  • Köpeğim evde devamlı havlıyor, ne yapmalıyım ?
  • Kedi, köpeğimde diş taşları oluşuyor, zararı var mı ? Nasıl önlem almalıyım ?
Kedim idrarını tutamıyor. Nedeni nedir ? Nasıl önlenir ?

Tıbbi adı inkontinans olarak tabir edilen bu durum, işeme kontrolünün iradi kaybıdır ve genellikle irade dışı idrar sızıntısı olarak gözlenir. Bu durum, hayvanların yattıkları bölgeleri ıslattıkları zaman fark edilir.

Nedenleri arasında işeme kontrolü ile ilişkili nöroreseptörlerin, periferal sinirlerin vb. kopmasıyla idrar depolanmasının kesilebilmesi söylenebilir. Doğuştan (kongenital) varolan omurilik lezyonları veya lumbosakral disk hastalığı, travma sonucu oluşan kırık ve çıkıklar; dış baskılara zayıf direnç gösteren gevşek, gergin idrar kesesi oluşumuna neden olabilir. Serebral işeme merkezinin lezyonları idrar boşaltımının baskılanmasını ve istem dışı kontrolünü engeller ve idrar sızmalarına neden olur. Bunların dışında özellikle köpeklerde kısırlaştırılmalardan sonra bu durum sıklıkla gözlenebilir.
Nedenine bağlı olmakla birlikte tedavisi cerrahi olabildiği gibi, idrar kaçırmanın altında yatan neden bir idrar yolları enfeksiyonu da olabilir. Eğer Veteriner Hekim konsültasyonunda hastalık nedeni idrar yolları enfeksiyonu, sistit vb. ise ilaçla tedavisine yönelmek doğru bir çözüm olur.

Evimde kedim ve köpeğim var, birbirlerinin mamalarını yiyorlar, kontrol edemiyorum. Zararı var mı ?

Profesyonel kedi mamaları, özellikle de Premium (birinci kalite) mamalar yüksek oranda protein içeriğinden dolayı daha lezzetlidirler. Bu durum köpeklerin iştahını kabartır ve doğal olarak kedi mamasına yöneltir. Genç hayvanlar ve protein alerjisi olmayan köpekler için çok fazla önemi olmamakla birlikte, özellikle belirli yaşın üzerindeki hayvanlarda kalp ve böbrek gibi hayati organ hastalıkları bulunanlarda zararlı olabilir. Aşırı tüketimlerinde protein alerjisine yol açıp deri hastalıklarına zemin hazırlayabilir. Bu gibi durumlarda kedi mamalarının köpek tarafından yenmesi, bir şekilde engellenmelidir. Köpekler öğünle beslendikleri için mamanın, sizin kontrolünüzde verilmesi en doğru çözümdür.

Kedi, köpeğim kaç yaşından sonra sağlık açısından yüksek risk taşır? Ne kadar sıklıkla “Genel Sağlık Kontrolü” yaptırmalı mıyım?, ne sıklıkla Veteriner Hekim’e götürmeliyim ?

Kedi ve köpeklerinizin ilk aşıları tamamlandıktan sonra bu hayvanlar genellikle spesifik enfeksiyon hastalıklarına karşı bağışık olurlar. Her yıl periyodik aşılanmalarıyla birlikte veteriner kontrolü de esastır. Bakım ve beslenmeyle ilişkili olmakla birlikte ortalama birlikte ortalama 5-6 yaşlardan itibaren bu canlılarda böbrek, kalp ve karaciğer hastalıkları sıklıkla görülmeye başlar.

Bu yaşlarda başlayan “genel sağlık kontrolleri” hayvanlarınızın daha uzun süreli ve sağlıklı yaşamasına yardımcı olur. Herhangi bir ilacı devamlı kullanmayan bu yaşlardan itibaren 6 aylık periyotlarla genel kontrolden geçmeleri yerinde olur. Bu kontroller, belirli bir organı ya da sistemi hedefleyebildiği gibi tüm hayati organları hedefleyen kontroller şeklinde de yapılabilir.

Evde beslediğim kedim sokak kedileriyle iç içe yaşıyor, zararı var mı ?

Sokak kedileri birçok bakteriyel, viral kökenli enfeksiyöz, bulaşıcı ve paraziter hastalığa yakalanmış olabilir. Evinizdeki kediniz her ne kadar rutin aşılamaları yapılmış olsa dahi bu hastalıklara predispoze olabilir, bağışıklık sistemlerinde defektler bulunabilir, dolayısıyla da hastalıklara karşı korumasız olabilirler. Kedilerin immün yetmezlik virüsü gibi birçok etken evdeki kedinize de bulaşabilir. Önlem olarak bir arada yaşamalarını engellemek yerinde bir davranıştır. Kuşkusuz evde yaşayan kedilerimizi mümkün olduğunca sokaktan uzak tutmak onların olası enfeksiyöz ve paraziter hastalıklara karşı karşıya gelme ihtimalini azaltacaktır. Evdeki kedimiz enfeksiyon hastalıklara karşı aşılanmış, antiparaziter mücadele normal aralıklarla yapılmış dahi olsa bir arada bulunmalarından doğacak riskler her zaman söz konusudur.

Kedi, köpeğime Mikroçip taktırmam zorunlu mudur ?

12.05.2006 tarihli 5199 sayılı “ Hayvanları Koruma Kanunu’nun” 10. Maddesinde kedi – köpek sahiplerinin sorumlulukları açıkça belirtilmiştir. Yasa gereğince birçok yerel yönetim de bu yasayı gerekçe göstererek Meclis kararlarıyla mikroçip taktırmayı zorunlu getirmiştir. Bu çipler vücuda herhangi bir zararı olmayan, deri altına steril şekilde enjekte edilen maddeler olup, barkot okuyucularla petimizin tanınmasına imkan vermektedir. Ayrıca bir başka soruda ayrıntılı cevabını bulacağınız gibi birçok yurt dışı seyahatlerde de mikroçip taktırma zorunluluğu vardır.

Yurt dışına kedi, köpeğimi götürmek istiyorum, prosedürü nedir ?

Birçok ülkenin prosedürü değişik olmakla birlikte özellikle Avrupa Birliği ülkelerine girişte şu prosedür aranmaktadır;
Buna göre kedi ve köpeğinizin;
1- Mikroçip taşıyor olması,
2- Kuduz aşısının yapılmış olması,
3- Kuduz aşısından en az bir ay sonra “Kuduz Titre Testi’nden” geçmiş olması,
4- Kan testi için kan alınma gününden itibaren üç ay Türkiye’de kalması,
5- Avrupa Birliği Pet Sağlık Formu’nun hazırlanması gerekmektedir.

Köpeğim zaman zaman dışkısını yiyor, ayrıca gazete kağıdı, naylon ve benzeri şeyleri yeme gibi alışkanlıkları da var. Önemi var mıdır ?

Tıbbi adı kaprofaji olarak bilinen bu alışkanlık, kuşkusuz istenmeyen bir davranıştır. Gıda dışı yabancı cisimlerin yenilmesi, hayvanlarda sindirim bozukluklarına yol açabilir. Sindirim kanalında tıkanıklıklara neden olup, kusma ve kabızlık gibi belirtilerin kaynağı olabilir. Batıcı, kesici nitelikte gıda dışı cisimlerin yutulması sırasında da kanamalar, yırtılma ve yaralanmalar gelişebilir. Bu kötü alışkanlık bazı mineral maddelerin eksikliğine ilişkin olabildiği gibi, sahibinin yanlış davranışlarından da kaynaklanabilir. Köpeklerde birçok neden hayvanı kendi dışkısını yemeğe yöneltebilir. İyi sindirilemeyen köpek dışkılarındaki gıdaların kokuları da köpekleri cezbedebilir. Bazı köpek sahipleri; eğer köpek, dışkısını sahibinin kontrolü altında yapmıyor ve kulübe gibi yerlerde yapıyor ise köpeğin yanında dışkısı bulunmadığı zaman onu cezalandırmaya yönelir; ağzını koklayıp, köpeğin burnunu dışkının içine sokmak gibi cezalandırma yöntemlerine başvurursa, bu davranış köpeği daha da teşvik edici olabilir. Sahibinin ilgisini bu yolla çekebildiğine inanan köpekler bunu bir oyunun başlangıcı olarak da algılayabilirler. Bu gibi yöntemlerden uzak durmak, mümkünse görmemiş gibi davranmak daha doğru olur.
Kaprofaji önemli bir problem olup Veteriner Hekim’e başvurmanızı gerektirir. Özellikle mineral yetmezlik durumlarında ilaçla tedavisi mümkündür.

Köpeğimin sokak köpeği ile çiftleşmesi zararlı mıdır ? Ne gibi hastalıklar bulaşabilir ?

Sokak köpekleri birçok enfeksiyöz ve paraziter hastalığı bünyelerinde barındırabilirler. Evde beslediğimiz köpeklerin elbette sokak köpekleriyle bir arada bulunmaları onların sağlıkları açısından sakıncalıdır. Bazı köpek sahipleri özellikle erkek köpeklerinin rahatlamaları açısından dişi sokak köpekleriyle çiftleşmelerine göz yummakta, hatta teşvik edebilmektedirler. Oysa bu durum son derece riskli olup, çiftleşme sonucu sokak köpeğinden veneral tümör (T.V.T) bulaşabilme sonucunu doğurabilmektedir. Cinsel organlarda gelişen bu tümörler, genellikle iyi huylu olup, kemoterapiye cevap verseler de, şiddetli kanamalara neden olup, köpeğin sağlığı üzerinde olumsuz etkiye yol açabilirler.

Kedi, köpek yavrularım oldu, ne zaman sütten kesmeliyim ?

Genellikle ticari nedenlerden dolayı insanlar tarafından erken dönemde ve aniden sütten kesmeler, kedi ve köpeklerde ileride yaşanacak önemli problemlere yol açar. Bunların başında anne sütünden yavruya geçecek immun kolostral antikorların yetersizliğine ve dolayısıyla enfeksiyöz hastalıklara karşı yavruların savunmasız durumda kalmasına yol açar. Bunun yanı sıra bazı kongenital (doğuştan) kusurların ortaya çıkmasına, alimenter bozukluklara neden olur. Ayrıca yavrularımızda sosyalleşme problemlerinin gelişmesine neden olur.
Bu nedenlerden dolayı kedi ve köpek yavrularının sütten kesilmesi aniden olmamalı; yavaş yavaş ve giderek artan şekilde esas maddesi süt olan gıdalar, azar azar kıyma parçaları, iyi pişmiş tahıllar yedirerek veya hazır mamalar vererek sütten kesilmeyi tedrici bir şekilde ve 3-6. Haftadan itibaren yapmak gerekir. Ayrıca bu dönemde mineral maddeler vermeyi de ihmal etmemeliyiz.

Şunu da unutmamak gerekir ki, erken sütten kesilmeler annede de başta meme hastalıkları olmak üzere bazı problemlere yol açar.

Bütün bu durumlara yol açmamak ve ileride oluşabilecek problemlerden sakınmak için Veteriner Hekiminiz ile petinizin gebe kalışından itibaren sıkı temas halinde bulunmanız, sağlıklı yavruların yetişmesinin ve annede problemler yaşanmamasının temelini oluşturacaktır.

Evime yeni kedi, köpek yavrusu almak istiyorum. Yavrular kaç aylık olmalıdır? Nelere dikkat etmeliyim ?

Yeni pet edinirken mutlaka birçok önlem almalıyız. Bununla birlikte, yeni alınan yavrunun sağlıklı olması, sütten kesilmiş olması ve dolayısıyla hazır mamaya geçmiş olması esastır. Bunun yanında yavru, eğer ticari kuruluşlardan (pet shop vb.) edinilmişse, ilk aşısının yapılmış olması da tercih nedeni olmalıdır. Soy kütüğünün bulunup bulunmaması ise, ileride doğacak kalıtsal problemlerin bir ölçüde önüne geçmek için önemlidir.

Bu nedenle yeni yavruları 8-10 haftalık iken edinmek doğru bir yaklaşımdır. Daha da ileri yaşlardaki yavrular ise, sahibine zor alışmak, eğitilememe, yerini yadırgama gibi bazı sosyalleşme problemlerine de yol açabilir.

Ayrıca kedi- köpek edinirken, eğer ticari kuruluşlardan alınıyorsa, mutlaka güvendiğiniz Veteriner Kliniği’nin hakemliğine başvurmak, satıcı- alıcı açısından sonradan oluşabilecek muhtemel sorunların önüne geçmek bakımından doğru bir tutumdur. Çünkü birçok hayvan sahibi, pet edindikten sonra bazı istenmeyen deneyimler yaşamaktadır. Ülkemizde ne yazık ki henüz “tüketiciyi koruma” hakları bu tarz durumlarda geçerli sayılmamaktadır. Avrupa Birliği ülkelerinin birçoğunda “satın alındıktan sonra bir ay geçse dahi herhangi bir enfeksiyon hastalığı çıkan köpek ve kediler” geri verilebilmektedir ve bu durum yasalarıyla da teminat altına alınmıştır.

Kedi ve köpeğim sık sık cinsel organını yalıyor, neden olabilir ?

Köpekler özellikle de kediler zaman zaman kendilerini temizlemek amacıyla vücutlarının birçok yerini yaladıkları gibi genital bölgelerini de yalarlar. Bu patolojik bir durum değil, tamamen fizyolojik-içgüdüsel bir davranıştır. Ancak bu bölgeleri sıklıkla yalayıp, bazen de kaşımaları veya tırmalamaları vücutta alerjik bazı hastalıkların var olabileceğinin göstergesi olabileceği gibi, özellikle kedilerde yaygın olarak gözlenen idrar yollarında tıkanıklık (taş, kum) ihtimalini akla getirmelidir. Bu durumdaki kedilerin, sık sık işeme pozisyonu alıp, idrarını yapamadıkları, ya da damla damla yaptıkları gözlenir. Eğer bu belirtilerin yanında idrarın renginde de bulanıklık görülürse mutlaka Veteriner Hekim’e başvurmalısınız. Bu duruma gelmeden önce hayvan sahipleri, ev hayvanlarının idrar ve dışkılama durumlarını titizlikle gözlemeli, normalden aykırı bir davranışlarını gördüklerinde hekimle temas kurmalıdırlar.

Köpeğim evde devamlı havlıyor, ne yapmalıyım ?

Havlamak köpeklerin en doğal davranışıdır. Seslenme biçimidir. Hiç havlamayan köpekte de bir sorun var demektir. Bazı köpek ırklarında havlama daha çok gözlenebilir. Ancak evlerimizde bulunan köpeklerin devamlı olarak havlamaları da hiç arzu edilmeyen, özellikle apartman yaşamında sorun oluşturan önemli bir problemdir.

Bu tarz devamlı havlayan köpeklerde hiç fark edilmeyen hastalıklar bulunabileceği gibi, birçok psiko-sosyal neden ve rahatsızlık da olabilir. Bunların başında sahibinin evde bulunmaması, sahibiyle oyun oynama isteği, çevrede heyecan verici, uyarıcı etkenler gibi havlamayı tetikleyici unsurlar bulunabilir. Genç yaşlarda alınan profesyonel eğitimler bu tarz sorunları başlamadan önleyebilir. Köpekleri devamlı havlamaya iten nedenlerin başında kuşkusuz yeterince beslenememe, dışarıda gezdirilmeme, yeterince egzersiz yapmamış olmaları, bakım ve beslenme hataları gibi nedenler olabildiği gibi, idrar ve dışkılama problemleri şeklinde patolojik nedenler de gelebilir. Köpeklerin yerlerini yadırgamaları da gözlenen nedenlerdendir. Bazen de davranış bozukluğu esas neden olabilir. Bu gibi durumlarda mutlaka Veteriner Hekim’e başvurmanız gerekir.

Kedi, köpeğimde diş taşları oluşuyor, zararı var mı ? Nasıl önlem almalıyım ?

Diş taşları (tartarlar) bir hastalık değil, diş plaklarında mineral birikmesi olayıdır. İçlerinde bakterileri de barındırıp, diş çürümelerine , diş eti iltihaplanmalarına ve kötü ağız kokusuna neden olurlar. Pürtüklenmiş diş yüzeyleri de taş birikmesini tetikler. Ayrıca kedi ve köpeklerin devamlı yumuşak gıdalarla beslenmeleri de diş taşlarının oluşmasının altında yatan nedenlerden sayılabilir.

Önlem olarak kedi ve köpeklerinizin dişlerini onlara özgü diş macunları ve diş fırçaları ile fırçalamayı alışkanlık haline getirmeli, ağız ve diş temizliğine dikkat etmelisiniz. Kuru mamalarla beslemeye özen göstermeli, yapay kemikler vererek dişlerinin kendileri tarafından temizlenmesine yardımcı olmalısınız. Piyasada diş taşını bir ölçüde önleyebilen mamalar da bulunmaktadır. Bütün bunlar diş taşlarının oluşmasını önlemek içindir. Diş taşları oluştuktan sonra bu önlemler etkili olmazlar. Anestezi altında diş temizliği için Veteriner Hekim’e götürmelisiniz.

kskvetlogow

Karşıyaka Veteriner Kliniği 2018